Ocak
07
2009
Çarşamba

04:18

Cep matinesi…

Sevgili tdg ekibi,
Bugün ilk cep mesajımı saat 19.00 itibariyle almış bulunmaktayım. Allahtan gündüzden bakıp içeriğe ilişkin bilgi almıştım, akşam akşam felaket haberinden sekte-i kalp durumu olmadı:)
Sevgili buRAK,
Hem sana hem de emeği geçen herkese teşekkürler… Bulduğunuz her yaratıcı çözüm, her yenilik önemli. Artık sabah 9′da ya da akşam 19′da hem telefona bakıp hem de çevremizi yoklayacağız, acaba bizim takımdan birileri var mı yakında diye :)

Ocak
07
2009
Çarşamba

00:37

Çoraplı KDK…:)

Dünyada ipod’ları çorabın içine koyma trendi var ki çok bayıldığım, çok yaratıcı bulduğum birşey. İpod çorapları diye bir olgu çıktı. Bu olgu geçen kafamda, KDK kutularımız yıprandıı olgusuyla birleşti ve çorap çorap rengarenk KDK’lar fikri çıktı ortaya. Araştıri araştır, bulduk, getirdik. Esnek bi yapı olduğu için uyacak mı uymayacak mı deneyemeden bi sürü getirttik. Bu sabah itibariyle ulaştı efendim. Oldu mu olmadı mının cevabı şu: Onlar artık KDK çorapları. Tammm oldu tamm : )

KDK çorapları

Bu arada resimlerini çekerken üst üste koymuşum iki tanesini. Resmen KDK’lar çiftleşiyolar gibi olmuş. Bilmemkaç yaş üzeri diyerek, o resmi koymadım. Hayret nasıl öyle bi çağrışıma girdi. Fakat çok tatlı, çok cıvıl cıvıl oldular. İyi ki kartlar yıpranmış da, böyle birşey geldi aklımıza. Bunları iki ayrı kampanya olarak düşündüm. Birincisi normal çoraplı KDK. Diğeri ise mevcut kullanıcıları ilgilendiriyor. Çorap artı kaybedilmiş 5 kart. A4, B8, C2 vs. artık neyse. Böyle bir yedek parça sistemi. Hayırlısıyla. Sevgiyle

Ocak
06
2009
Salı

23:58

19.00 matinesi…

19 matinesi mesajları ulaşmadı bugün. Ciesem operatörü neden iletmedi yarın çözücez. Acaba şundan mı oldu. İnternet ilk yayıldığı zamanlarda kurumlardan birinde, sanıyorum TRT’ydi, memurlar akşam mesaileri bitti mi trt’nin web sitesini kapatıyolardı. Sabah geldiklerinde açıyolardı : ) İnsanların devrimlere uyum sağlaması zaman alıyo haliyle. Yani interneti de işten eve-evden işe bi forma sokmayı başarmıştık : ) Bizim 19 da mesai bitimine denk geliyor diye mi gitmedi acaba : )

Ocak
06
2009
Salı

23:16

Kayınpeder…

sevgili buRAK efendi hazretleri(kusura bakma biz eski terminolojiye baglıyız)
kitabın muhtesem dona hazretleri de peygamber efendimiz yasasaydı takım elbise giyer en medeni insan olurdu tadında birisi ama daha cok ete kemige büründüm yunus diye göründüm,enel hak serbeti ictim tadında. olsun varsın piyasadaki legen kafalı tiplerden daha kıyak. Bir zamanlar ben gece gündüz kuranı kerim meali okurken arastırmalar yaparken etrafıma senin
yazdıkların gibi seyler anlatırken kayınpederim birak lan bu işleri onca alim varken bu ıs sana mı kaldı demisti bende ister istemez kuskuya dusmustum dogru ya onca alim 1200 yıldır gorememıslerde ben boyle sıppadanak mı kuranın manasını kavramıstım o halde seytan beni esir aldı abuk sabuk konusturuyor diye uzunca bır sure tedırgın oldum.ama bu duyguları uzerımden atalı cok uzun zaman oldu sanada böyle saldırılar olacaktır üzülme. elinize saglık cok güzel olmus (azıcık dişimize üc bes cöp te takılsada cok hos olmus)
sevgilerimle…

Ocak
06
2009
Salı

20:33

Neler oluyor acaba…: )

Biraz önce iş yerimde sevdiğim bir arkadaşım şöyle bir uğradı masama… geçen yıl yarım kalan bir tdg okuma denemesi olmuştu tavsiyem üzerine… yakın zamanda “tesettürlü” bir arkadaşı “ben kolay kolay kitap tavsiye etmem ama bunu okumalısın” demiş… şimdi yine okumaya başlamış, şu an ilgisini çeken bazı satırları geçen yılki okumadan pek hatırlamadığını söylüyor… mutlu oldum… her iki açıdan… paylaşmak istedim… sevgiyle…

Ocak
06
2009
Salı

14:36

Birgün buluşmak üzere… Uşak’a selam…

Kur’anı bize anlaşılır kıldığın için ve bizim  Tanrı’yla olan ilişkilerimize dost sıcaklığı hissetmemizi sağladığın için teşekkürler …

Sevgili buRAK bey. Böyle bir kitap yazdığınız için öncelikle Tanrı’ya şükrediyorum ve sizi de teşekkür ediyorum. Sezgilerinize, yüreğinize, duygularınıza ve bunları yazıya dökmenizi sağlayan ve benimde alıp okumamı sağlayan yüce rabbime sonsuz şükranlarımı sunuyorum.
buRAK bey ben yıllardır hep bu tanrının bize anltılan, zihinlerimize yerleştirilen Tanrı olmadığını ve Kur’anın da Yüzeysel olarak okuduğumuz ve korkudan içimizin ürpermesini sağlayan Kur’an olmadığını biliyordum. Bir gün diyordum gerçek olan ortaya çıkacak ve bizim anlamamızı sağlayacak birsi çıkacak diyordum. Ama bunu acaba olmeden önce bu yaşamımda görürmüyüm diyordum.
Şükürler olsun ki gördüm,okudum ve taşlar yerine oturdu.
Bu arada ben heyecandan ismimi yazmayı unuttum. Ben Selma Erdoğan Uşakta oturuyorum,henüz bu gün 22. gününde olan bir yoga, plates ve dans merkezim var.burayı açmak en büyük hayalimdi hep Tanrı’ dan istiyordum ona mektuplar yazıyordum ve sanki olması imkansız gibi gürünen biranda oluverdi. Tıpkı sizin kitabınızdaki gibi.
Burk bey Bizim Uşak’ta sizin o kadar çok okurunuz var ki biz önceden arkadaşlarımla bir araya geldiğimizde önceden Mevlana’dan, Yunus’tan, Hallacımansur dan. Muhyddin arabiden Filan konuşurduk, şimdi ise hep sizin kitabınızdan konuşur olduk sizinle tanışmak, görüşüp konuşmak en büyük hayalimiz. Bu bir dilek, sana ve tanrıya yazılmış. Ve kimbilir diyorum, belkide yolunuz falan düşer. Hoşca kalın iyi çalışmalar teşekürler

Ocak
06
2009
Salı

14:25

Çoraplı KDK… Birazdan…

Ocak
06
2009
Salı

14:11

Amanın…:)

buRAK bu sabah telefon dıtlayınca ‘amaan,yine bankalaradn birşey gelmiştir’dedi.Sıkıla sıkıla açtım ‘amanın o da ne Doğumgünü K’dan mesaj var’.MEsajın sonunu okuyunca şoka girdim.NEdenini anlatayım.Ben Cep Matinesinden kızkardeşime doğumgünü hediyesi olarak yollamıştım ve sürprüz olsun diye de haber vermemiştim.Mesajı görünce yüzünün alacağı ifade beni mutlu ediyordu düşündükçe.Ama o da ne..mesajın sonunda ‘Felaketlerin en büyüğü kapıda seni bekliyor olabilir’ diyor.Sence kardeşim ne tip bir gün geçirecek…..ya da eşim.(onu da habersizce kaydettim sisteme.hehe)

notu Amanın...:)

Cep matiklere bugün ŞOKLAMA ile başladık. Kitabın açılış cümlesi… Kızkardeşin bugünü böyle bir şokla başladı, yarının daha güzel geçeceğinden eminim : ) Bu sabah herkesin kanalları epey bi açıldı : ) Aynı şoku Bahar da yaşadı : ) Bi de o uyurken mesaja uyanmış. Felaket kelimesini görmüş hayal meyal sıçramış yataktan : ) Eee böyle. Ninni servisi değil ki bu. Tanrı’nın doğum günü cep matinesi… Korku, sevgi, hüzün, mutluluk hepsi birarada. Tanrı’nın doğum günü’nün tılsımı da burada zaten.

Ocak
06
2009
Salı

14:04

Selam buRAKcım;Ankara’dan Yasemin ben..Bugün saat üç’e doğru bir Bursa kanalı olan olay tv de isminin Saadet olduğunu duyduğum bir yaşam koçunun Ayna adlı programındaki konuşmalarına kulak verdim..Tanrı’nın doğum günü adlı kitapta;Farkındalığın doğum günü de diyebiliriz bu kitaba diye söze başlayıp okunmasını da tavsiye ettikten sonra o kitapta da bundan bahsediliyor”korku
lar yaşatılır ama sonunda korkacak bir şey olmadığını anlatır Allah bize..ya
ni korkacak birşey yok çünkü BEN VARIM” der.Biz başımıza gelen sıkıntılara
şu an da mutsuz olup direnebiliriz ama herşeyin bir hikmeti var,bunu şimdi
göremesek de ileride görüp anlayacağız..Allahın projesinde hiç bir şey se
bepsiz olmaz..Görelim mevlam neyler neylerse güzel eyler diye boşuna söyle
memiş sultanlar..Bir de içimden geldi buRAKcım vurgulamadan geçemeyeceğim;
Nesimiye ait sözleriyle Haydar diye ünlü bir türkü vardır duymuşsundur:”ben melamet hırkasını kendim giydim eğnime” diye başlayan….çok severim.
Melamilikten bahseder..bir bilgin varmı melamilikle ilgili merak ettim.Mev
lana Hz.de melamidir,mesnevi de de bahseder..içimden geldi bunu yazmak,sen bilirsin.Sevgiler. yasemin

Ocak
06
2009
Salı

00:56

Ve Cep Matineleri yayında…

Mesajlar kuruldu. Belirlenen saatlerde sahiplerine ulaşması gerekiyor. Hadi hayırlısı : ) Çok rahatladım, bu ilk mesaj gözümde büyüdü de büyüdü. Ohh. Şimdi çok rahatım. Bir ara vazgeçmeyi düşündüm, başıma iş çıkardım dedim ama sonunda ohh… Gösterilen ilgiye çok teşekkür bu arada. Bu, kitap dünyası için yep yeni bir girişim. Bu deney/projede benimle birlikte yer alan dostlarıma çok teşekkür ediyorum. Cep Matineleri için benden daha detaylı bir açıklama bekleyen dostlarımı cevapsız bıraktım, farkındayım. Ne zaman isterlerse. Bu işin içinden ne çıkacağını ben anlatmak istemedim. Bahsettiğim deneyimin nasıl birşey olduğunu size en güzel, bu deneyimi yaşayanlar anlatabilir. Öyle de olacak.

imza Ve Cep Matineleri yayında...

Ocak
06
2009
Salı

00:25

Filis…

Sessizlik başlıklı yazıda bir dostumuzun tatlı tatlı sorduğu soruya, tepki verdiğimi düşünmüş. Bir başka dostumuz da öyle düşünmüş. Bu demektir ki ben meramımı iyi anlatmamışım. Aslında günlükte sık sık kullandığım bir yöntem. Çok yoğun mesaj gelen bir konuda, bir mesajı seçip söyleyeceklerimi onun üzerinden söylüyorum. Bir çok insana aynı anda cevap vermiş oluyorum. Fakat bu sefer de seçtiğim mesajın sahibi herşeyi ona söylediğimi zannedebiliyor : )

Ocak
06
2009
Salı

00:06

Axio of Choice / Whisper…

whisper

Ocak
05
2009
Pazartesi

22:26

Belli mi olur…

Telefonlar yarın dıtdıtlayabilir yarın sabah : )

Ocak
05
2009
Pazartesi

16:40

Siparişim sayfası-bilgi yenileme…

Evet buRAKcan,aynen başka bir arkadaşın dediği gibi, yazdığın günden beri deniyorum, iş telefonumu cep telefonu yapmaya çalışıyorum ama yine iş telefonum gözüküyor. Yani tekrar tekrar denemekteyiz, hala aynı…
notu Siparişim sayfası-bilgi yenileme...
Farkındayım. Sistemde böyle bir hata var, ilgilenemedim henüz. O telefonları zaten, duyuru listesi için istemiştim. Acelesi yok şu an için. imza Siparişim sayfası-bilgi yenileme...

Ocak
05
2009
Pazartesi

00:35

Sessizlik…

Sustun buRAKcan,
9’ların yılına girerken, İsrailin ani saldırısı herkesin kanını dondurdu.Buna yorum yapmanı bekliyoruz…
Ekranı tıklat da orada olduğunu bilelim, nedir yorumun, düşüncelerin…
DONA ne derdi bu olanlara… İçimizden O’na en yakın olan sensin.
Dünyamızda artık güzel şeyler olmasını beklerken, bu vahşet, bu kan gölü nedir?
Bu saldırganların, yaralı taşıyan ambulanslara bile saldırmasına sebep olan ne?
Kan bürümüş gözlerin, okul bombalayacak kadar vicdanının sönmesinin nedeni…?
Mevlana’nn şeyleri çift görme felsefesiyle de baktım olmadı.
9’ların egemenliğini, dünyanın uyanışını ve artık güzel şeylerin olacağını beklerken, umutlar söndü, ufuk karardı…
Sen ne hissediyorsun?
notu Sessizlik...

Dona bana “Filistin konusunda sessiz olmamı söylüyor”, çıtımı çıkarmıyorum ben de. Moralimi sorarsan yüz üzerinde 20-25′lerdeyim. Enkaz altında kalmış bir kız çocuğunun bakışlarını yakaladım televizyonda. Göz göze geldik, darmadağın etti beni. Sabır. Sabır ve Tanrı’nın doğum günü… Gazze sessizliğime bakarak İsrail’ci olduğum sonucuna varan okuyucumuza gülecek halim bile yok. İşimi yapmaya çalışıyorum. İşlerle avutuyorum kendimi belki de. Fakat önemli olan şu. 2009′a böyle bir başlangıç, tesadüf değil. Bu daha önceki hiç bir saldırıya benzemiyor. Bu olgunun İslam dünyasında “doğa üstü” sonuçları olacak, bunları göreceğiz hep birlikte. Sessiz ol, işini yap. Şu an için sloganım bu.

Bu arada aklıma geldi… Bu kadar çok Mehdi varken, başımıza bunlar nasıl geliyor hayret. Süpermenler nereye kayboldu? Hocalar, Hacılar, Şeyhler, Amcalar… Mahalle Mehdileri şu an neredeler? Neden ortada yoklar? Yoksa… Yoksa bu süpermenler uçamıyor mu? Yoksa Süperman uçmaz, mürit uçurur durumu mu bu? Ya da “Mehdi Süpermen değil Clark Kent” mi?

Son günlerde kafamda yankılanıp duran son cümleyle başbaşa bıraktım sizi, işimin başına döndüm gitti. : )

imza Sessizlik...

Ocak
04
2009
Pazar

20:02

Filistin…

sevgili buRAK sanıyorumki filistinde yaşananlarla ilgili mailler sana gelmiştir.
sanırım bu konu için bir iki satır yazmak gerekiyor.

Ocak
03
2009
Cumartesi

00:25

ama benim gibi internetten alışveriş yapmayı becere/bile-meyenler için detaylı bir
anlatım bulamadım halen, şu anda (yani mektubu yazarken) sağda görünen kredi kartlı alışveriş veya
emaille alışveriş butonlarını da tıklıyorum ama onlar da açılmıyor ya da garanti bankasında hesabım mı olması gerekiyor tam anlayamadım,(varsayılan
posta istemcisi düzgün bir şekilde yüklenmediği için bu işlem gerçekleştirilemiyor) diyor. Ben de merkez merkez meydey, ses ver diyorum..:)
notu ...
Posta istemcisini neden düzgün bir şekilde yüklemediniz demiyorum : ) Bunu da hesaba katmalıyız demek ki. Tekrar gidiniz haberleşme sayfasına, kolay yoldan siparişe tıklayınız. Sevgiyle.

Ocak
02
2009
Cuma

22:17

KDK sahiplerine…

Efendim önümüzdeki hafta, hayırlısıyla, kutusu yıpranan yırtılan KDK’lar çok güzel bir sürprizimiz olucak. Yedek parça için çok beklettik ama değdi : )

Ocak
02
2009
Cuma

22:14

Doğumgünü Kitapçısı 1 yaşında…:)

Bu bütüün siparişler imzalı EH hediyesiyle birlikte gidecek bu ay. Sevgiyle

Ocak
02
2009
Cuma

22:13

Cep matineleri…

sevgili buRAK,
aynı soru soruldu ve verilen yanıtı ben kaçırdıysam vaktini aldığım için
şimdiden özür dilerim.
cep matineleri için kendi cep numaramı ve bir başka arkadaşımın cep numarasına da yazarak (ona bir sürpriz yapmayı düşünmüştüm) ama kişiye özel / isme
yönelik mesajlar olacağını da bildiğim için sipariş kısmında tlf numarası haricinde herhangibir isim açıklaması olmadığı için açıkçası bir sonraki
adıma geçemedim. kendi tlf numaralarımız haricinde vereceğimiz başka tlf

numaraları için isim nasıl vereceğiz. şimdiden teşekkürler.

notu Cep matineleri...

Sistem, bu konu hakkında bütün sipariş sahiplerine aşağıdaki maili gönderiyor:
Merhaba,
Doğumgünü kitapçımıza vermiş olduğunuz cep matine siparişleriniz elimize ulaştı.
Kusursuz bir yayın için, bize son bir doğrulama maili göndermenizi rica ediyoruz. Bu mailde, matinelere kaydedilmiş cep telefonu/telefonlarının yanına “isim” ve seans saatleri olan 09:00 veya 19:00 seçeneklerinden hangisini tercih ettiğinizi yazmanızı istiyoruz. “İsim” yayın süresince sistemin kişiye hitap edeceği “isim”dir. Gerçek bir isim olması zorunlu değildir. Çocukken kendisine ithaf edilen bir söz, bir deyiş, nickname (lakap), gerçek isim, soy isim, göbek isim herşey olabilir.
Sevgiler,
DGK